GERİ DÖNÜŞÜM EKONOMİSİ

Bitkisel atık yağların yönetilmesine ilişkin düzenleme ilk olarak 2005 yılında yürürlüğe girmiştir. Bitkisel atık yağlar, ülkemizde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın koordinasyonunda MOTAT (Mobil Tehlikeli Atık Taşıma) sistemi üzerinden lisanslı toplayıcıya teslim edilmesi yoluyla toplanmaktadır.

Avrupa Birliği ülkelerinde toplanan bitkisel atık yağ miktarı kişi başına 1,2 kg /yıl olup potansiyelin 2 kg/yıl olduğu kabul edilmektedir. Ülkemizde oluşan bitkisel atık yağ miktarının yasal yollarla toplanabilen kısmı ise 2017 yılı için 35.000 ton olup kişi başına toplanabilen bitkisel atık yağ miktarı 0,44 kg/yıl dır. Yani oluşan atığın neredeyse sadece dörtte biri yasal yollarla toplanabilmektedir. Ancak Avrupa Birliği ortalamalarıyla kendi ülkemizi karşılaştırdığımızda kişi başına toplanan atık yağ miktarının düşük olduğu görülmektedir.

NASIL DAHA ÇOK ATIK TOPLARIZ?

A. İŞYERLERİNDEN

1. Etkili Denetim

Bitkisel atık yağlar toplansa bile kayıt altına alınmadıkça geri dönüşüm açışından hiçbir kıymeti olmadığı gibi çevre ve insan sağlığına zararlı alanlarda kullanılacağı kesindir. Bu yüzden “atık yağlar toplansın da nasıl toplanırsa toplansın” düşüncesi doğru değildir. Kayıt dışı toplamanın kesinlikle önüne geçilecek tedbirler alınmalıdır. Belediyeler iş yerlerine yaptıkları denetimlerde bitkisel atık yağların toplayıcılara yasal yollarla teslim edildiği ve kayıt altına alındığını mutlaka sorgulamalıdır. Atık yağlarını lisanslı toplayıcılara mevzuata uygun biçimde vermeyen, döken ya da yetkisiz kişilere satan iş yerlerine ödenebilir “makul” cezalar kesilmelidir.

2. Sorgulama

İş yerlerinin atık beyanları ile kütle denge sistemine girilen veriler karşılaştırılarak inceleme yapılmalı, lisanslı atık toplayıcılarının ihbarları dikkate alınmalıdır.

3. Yağ Tutucular

Yemek üretimi yapan iş yerlerine yağ tutucu kullanma zorunluluğu getirilmelidir. Böylelikle yağın yoğun kullanıldığı işletmelerde yıkanan kaplardaki yağlar dahi yağ tutucularda tutularak drenaj sistemine karışmamış olacak, biriken atık yağlar ekonomiye kazandırılacaktır.

B. EVLERDEN

1. Eğitim Ve Bilinçlendirme

Evlerde oluşan atıkların kaynağında ayrılması geri dönüşüm sektörü için şüphesiz anahtar rol oynamaktadır. Ev halkının geri dönüşüme gönülden katılması da bu konudaki eğitim ve bilinç seviyesi ile mümkündür. Bitkisel atık yağların çevre ve insan sağlığına olan zararları periyodik ve sistematik bir şekilde anlatılmalıdır. Çeşitli platformlarda toplumun her kesimine bu konunun anlatılması atıkların ekonomik olarak toplanmasında en önemli rolü oynayacaktır. Bu güne kadar bazı bitkisel atık yağ toplayan firmaların yaptığı gibi okullarda, pazar yerlerinde, AVM’lerde, camilerde kamuya açık alanlarda, meydanlarda kısacası toplumun tüm kesimlerine ulaşılacak tüm noktalarda farkındalık yaratacak sürdürülebilir etkinlikler programlı ve sistematik bir şekilde devam etmelidir. Bu etkinliklerin yapılması ve yaygınlaşması için başta Çevre Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgi tüm vakıf, dernek ve özel teşebbüs sorumluluk almalıdır. Yasa ve yönetmeliklerde belirtildiği şekilde bitkisel yağları piyasaya süren Bitkisel Yağ Üreticileri sorumluluklarını yerine getirerek eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarına ve bitkisel atık yağların evlerden toplanması faaliyetine finansal destek sağlamalıdır. Ayrıca tüketicilerden alınan geri dönüşüm vergisinden sağlanan destek ile de evlerden bitkisel atık yağ toplama faaliyetleri ve okullarda verilen eğitim çalışmaları finanse edilmelidir.

2. Toplama Maliyetlerinin Azaltılması

Evlerde oluşan atık yağların toplanması için toplayıcı firmaların kampanyalar düzenlemesi, evlere kadar gidip atık yağları alıp üstüne de hediyeler vermeleri sürdürülebilir değildir. Çünkü bu yöntemler ekonomik değildir. Evlerden bitkisel atık yağ toplama sorumluluğu olan belediyeler, bu işten kazanç sağlamaya çalışmak yerine bilakis bütçelerinden kaynak ayırıp sektöre destek olmalıdır. Evlere gidip atık yağ toplamak yerine vatandaşın atığını belediyelerin oluşturacağı getirme noktalarına getirilmesini özendirecek projeler hayata geçirilmeli, getirme noktası sayısı arttırılmalıdır. Birçok kişi evinde biriktirdiği bitkisel atık yağı nereye atacağı konusunda fikir sahibi değildir. Bu nedenle evde biriktirilen atık yağın atılacağı nokta konusunda akılda kalıcı ve alışkanlık kazandıracak uygulamalar hayata geçirilmeli, alternatif atık getirme noktaları oluşturulmalıdır. Bunun için; belediyeye ait binalar, kamu binaları, muhtarlıklar, halk eğitim merkezleri, gönüllü evleri, okullar, camiler kullanılabilir.

3. Süreklilik

Çevreci olmak, yaşadığımız dünyaya karşı kendimizi sorumlu hissederek yaşamak yalnızca geçici bir ruh hali olmamalıdır. Geri dönüşümde başarılı olabilmek için toplumun tüm kesimlerinin bu konuda sürekli uyarılması gerekmektedir. Sadece yılın belirli günlerinde çevre konusunun gündeme gelmesi yeterli gelmemektedir. Propagandada süreklilik şüphesiz ki en önemli etkendir. Bu nedenle bitkisel atık yağların çevre ve insan sağlığına olan zararları, atıkların kaynağında ayrı biriktirilmesi ve geri dönüşümün el yıkamak, diş fırçalamak kadar olağan ve bir o kadar da hayati derecede önemli olduğu sürekli olarak anlatılmalıdır. Bunun için farkındalık yaratacak kampanyalar, toplantılar, seminerler, yarışmalar sürekli olarak düzenlenmeli, atık çağrı merkezleri oluşturulmalı ve medyada periyodik duyurularla geri dönüşüm fikri sürekli olarak işlenmelidir.

Bütün bunlar daha çok atığın toplanabilmesi için sürekli olarak dile getirilen önerilerdir. Ancak daha çok bitkisel atık yağın resmi yollarla toplanmasındaki en etkili yöntem ise resmi toplayıcının elini güçlendirmek, atık yağların biodizel yapımında kullanılmasının diğer alanlardan daha karlı olmasını sağlamak olacaktır.